8 Eylül 2022 Perşembe

zamanın öpücükleri

zamanın öpücükleri konuyor yanağıma

her bir kolu uzayıp giderken omuzlarımdan

dinmez buseleri biri bozunmadan ardı ardına yığılıyor dudaklarıma

hiç bitmeyen acılar eşlik ediyor bize kimi zaman ama bitiyor aslında

kanıma karışmayan etime dokunmayan her duygunun ansızın beni terk edişi gibi bitiyor

kalbimle karşılaşmayan yoktan insanların çekip gidişi gibi terk ediyor beni

onun dudakları dudaklarımda

dinmez buseleriyle kuşanıyorum zamanın

kırılmaz sandığım paramparça ve her biri birbirinden keskin

ama kıymığı tercih ederim cam kırıklarındansa

nitekim seçemem yalnız ve yalnız tabii olmak var kaderime ve teslim

kırılan camlar dökülüyor zamanla buselerimizin arasına ve dudaklarımız paramparça ama ayrılmaz

sonuna değin yutacak beni bırakmaz

üstüne düşen ve neticesiyle boşalan kanlar zamansızlığın dehlizlerine doğru

o yara almaz ben alırım

bana buse konduran herkesin sapladığı bir parça olmadı mı zaten tenime

yaralanmadan, kanamadan tek bir gün geçti mi buse konmaksızın 

o lanet öpücükler her damarı yüzlerce insanın nefesini kesmişçesine ve hiç değiştirilmemişçesine uzanan bir yağlı urgan gibi defolu ve nefret edilen

kazılan her zaman daha derine ve solukları kestikçe eskiyen ama hiç tükenmeyen ama günün birinde inceldiği yerden kopacak olan herbirimiz gibi

birbirimizden eksilttikçe kopacağız

onun gibi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

palavra

Senin verdiğin sözlerin ne kıymeti olabilir Yanında durduklarının  Dudağının buluştuklarına ne vaat edebilirsin mesela Sahi, inanayım mı kap...