27 Ocak 2026 Salı

palavra

Senin verdiğin sözlerin ne kıymeti olabilir

Yanında durduklarının 

Dudağının buluştuklarına ne vaat edebilirsin mesela

Sahi, inanayım mı kapıldığına benden başkasının rüzgarına 

Oysa tefekkür edince bir sıcaklık kaplıyor içimi ve kahkahaların eşiğinde buluyorum kendimi

Deniyorsun zamanlardır ve kavuştun palavrana 

Simdi dokun bakalım içi de dışı da benden altta kalana


unut

Bugün uyandım 

Kendimi ikna etmeye çalıştım yaşamaya 
Kitabımı açtım ders çalıştım 
Tırnaklarımı kestim 
Yıkadım kendimi
Yemek yaptım 
Doydum ve ekrana baktım 
Ben bugün seni 

Yine unutamadım. 

yine

İnan ne oluyor bana bilmiyorum

Ameliyatlı yerime vurdular sanki

Sancıyor sağaldı sandığım yaralarım ve kanıyor pıhtılaştı bildiğim damarlarım

Ne yaptın bana ki böyle dirilttin acımı yine? 

Bir ince pamuk ipliğine mi bağlıydı ki aklımdan gidişin de bir rüyayla hatrımda yer edinince yerle bir oldu yine?

Bıktım yıkılan düzenlerimden ve yıktığın şehirlerimden

Kitlesel bir delilik hakim sanki sinir hücrelerimde ve ara ara çığırtkanlar gibi haykırıyorlar adını içime

İşte o an patlatmak istiyorum kafamı duvarlara vurarak

Öylesine tiksindim ki senden ve senin suretinin önüne geçemediğim bir biçimde kazıyarak bulmasını yerini yine kendi içimde

İçimdeki ifrit gibi zehrini kusarak atabilmeyi dilerdim

Ama sen öyle bir katransın ki kazıyorum içimden tellerle yine de çıkıyor ayda yılda bir kirin

Eksiliyor, işte bitiyor diyorum, bir odada beliriyorsun yine karşımda

Suratına bakarak ağlamak istiyorum deli gibi

Haykırmak, belki kan kusmak, belki senin kanında yıkanmak ama unutmak seni

Sana duyduğum kini

En önemlisi unutmak seni ve bir zamanlar ne denli sevdiğimi 

18 Mayıs 2025 Pazar

teslis

Çöp arabası geçti şimdi önümden 

Keşke alsalar benim de bütün süprüntüleri kalbimden

Yerlere dökülmüş binlerce aşk kırıntısı 

Kirletiyor yürürken ayağımın altını 

Ve bir teslis var yüreğimde acısı üç yana yayılan 

Kırıkları camdan mı candan mı müteşekkil belirsiz 

Kabesi de hududu aşktan bir koğuşta 

Dönüyorum ve yürüyorum aşka doğru 

Secdesi arzudan ibaret nihayetinde ama yine de kapanıyorum ayaklarına 

Korkmuyorum müşrik olmaktan ve koşuyorum ortak

Sorguluyor ve isyan ediyorum kaderime

Kırılanların hesabını soruyorum tanrıdan 

Ve verilmeden alınanların 

Bir kuş uçtu içimden sana 

ve düşüp öldü çarpıp duvarlarına 



29 Mart 2025 Cumartesi

mürted

Aldığında ayaklarının altına o tüm softa yalanlarını ve bıraktığında ardında bin dündür dinlediğin masalları

Nasıl da yığıldı kapına başka diyarlarda sandığın cennet tüm rayihasıyla

Ne tadı ne dokunuşu değişti dünyanın sana ama değiştin işte sen ve tüm rengi dünyanın 

Tuttun elinden o kaçtığın tutkuların ve koştun evrende zevkiyle saklambacın 

Ne yüzün kızarıyor artık boynuna yazılı günahlardan ne de bir ıstırap hissi çileli hayatından 

Kovuldun belki cennetin kapısından ama güzel değil mi dünyanın tadı varılacak meçhul mevadan


15 Mart 2025 Cumartesi

güzel

güzel bir kadın olmak

ve arzulanmak herkesçe

kalp kapılarını aralamadan açılan fermuar sesleri

ve yüzünde sevgi kokmayan nefesleri

ne güzel şey güzel kadın olmak

sevişmenin sevgiden gelmediğini öğrenmek

yine de aldanmak arzunun buğusundaki bakışlarda

sevgiyi bulduğunu sanmak


dedi ki sevmiyormuş artık

ve ekledi

gerçi yazık olacak 

neye? dedin

güzelliğine dedi

ve hiç bu kadar derinden yanmamıştı canın


ne güzel işte

çok güzelsin ama

yanında kalmaya yetmiyor güzelliğin


27 Şubat 2025 Perşembe

cenaze

Tanrıyı anar gibi anıyorum adını ve

Buzdan bir demir gibi yakıyor dudaklarımı 

Hani derler ya yeminlerde 

Ölüm bizi ayırana dek

Ben çeviriyorum onu terse ve diyorum

Ölüm bizi bir araya getirene dek

Çünkü ancak bir cenaze bir araya getirebilir bizi artık 

Biten bir yaşamın boşluğunda buluşmak mümkün olur seninle ve

Ancak bir ölünün soğuğu tarifini mümkün kılar aşkımızdan arda kalanı


palavra

Senin verdiğin sözlerin ne kıymeti olabilir Yanında durduklarının  Dudağının buluştuklarına ne vaat edebilirsin mesela Sahi, inanayım mı kap...