8 Eylül 2022 Perşembe

özgürlüğün prangasına vurulmak

Özgür olduğunu zanneder, ama arzularının kölesi olmuştur. Kimseye bağlanmadığını zanneder, ama köksüzlüğün prangalarına vurulmuştur. Her yerden, herkesten kaçar. Korkaktır aslında. Kalmamanın cesurca bir yanı yoktur kimi zaman. Cesaret isteyen bazen gitmek değil, kalıp bir şeyler inşaa etmektir. Emektir cesaret gerektiren. Yüreksizce andan ana savrularak yaşayanlar beceremezler bunu. Bir seçimse bu ve zararı yoksa kimseye, ki vardır mutlaka kırar kalpleri, yargılamak lüzumsuz belki de. Bir periyot olarak değil de sonlu zamanının tamamını sorumluluktan kaçarak geçiren korkaktır. Gerçek duygulardan korkar, ve güne sığınır. Geçip giden ve her daim yenilenen o güne. Oysa yaşam her ne kadar şimdiyse de, kişiliğimizin yaratımı geçmiş şimdilerdedir. Öncelerde. Gençsen ve aptalsan kabul edilebilir belki, her ne kadar bir ideali olmasa da bu yaşama öyküsünün, insan dayanmak ister bir şeye. Herhangi bir şeye. Güven ve inanca sığınmak, demir atarak soluklanacak bir liman arar. Bir gezgine, bir kaşife uğrarsın sadece. Ya da yolda giderken karşılaşırsın belki. Bir süre yürüyebilirsin bile yan yana. Ama bu şaşırtmasın seni. Yol her çatallandığında korku sarar kederini. Başka yollara sapacaktır nitekim. O bir hikayedir. Ancak izlerine ve hatırasına sahip olabilirsin onun. Kendisine değil. Gölgelerinde arayabilirsin onun. Kendinde nedir bilemezsin. Sahip olamazsın kimisine. Olmaya da çalışma. Bırak kalsın öyle. Bir mülkiyet değil ya sonuçta. İzin ver ona.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

palavra

Senin verdiğin sözlerin ne kıymeti olabilir Yanında durduklarının  Dudağının buluştuklarına ne vaat edebilirsin mesela Sahi, inanayım mı kap...